Mevsimin sesi, bir kase sıcaklıkta. Şefimizin o gün bize hediye ettiği lezzet — bazen ev usulü mercimek, bazen taze sebzelerle. Sorun, gelir.
Klasiğin en sevilen hâli. Çıtır ekmeğin sıcağı, üzerinde eriyen kaşar peyniri ve sarımsağın baş döndüren kokusu. Bekleme süreniz, masada konuşmaya değer.
Toprağın çocukları, fırında nazikçe doldurulur. Şapkalarının altında sarımsak ve eriyen peynir; her ısırık küçük bir saklı hazine. Şaraplı bir akşamın altın anahtarı.
Tavada sarımsağın çıtırtısı, karideslerin pembe dansı. Tereyağı, biraz beyaz şarap ve kekik; basit ama büyüleyici. Plajdaki şezlongdan bile sipariş edebileceğin türden.
Denizin altın halkaları. Taze kalamar, hafif una bulanır ve kızgın yağda altın sarısı bir gülümseyişe dönüşür. Yanında limon, sarımsak sosu ve bir kadeh soğuk Efes.
Yufka içerisinde beyaz peynir ve maydanozun sıcak buluşması, kızgın yağda altın bir sarmal alır. Çıtır dış, yumuşak peynirli iç — Türk mutfağının küçük şiirlerinden biri. Çay saatinin de, akşam mezesinin de.
Dağdan toplanmış bir avuç ıspanak, yufka içinde nazikçe sarılır. Beyaz peynir ve hafif sarımsak ile yoldaşlık eder; kızgın yağda kavrularak masaya ulaşır. Yeşilin de bir hikâyesi var.
Soğanın gözyaşları, çıtır bir kabuğa dönüşür. Hafif baharatlı çörek tozu ile kaplanır, kızgın yağda altın sarı bir kahkaha atar. Burgerin değil, ana yemeğin yıldızı olabilir.